Siyonist İsrail'in Lübnan Halkına Yönelik Vahşi Saldırıları Devam Ediyor
Ortadoğu'da adalet ve barışın düşmanı olan siyonist İsrail rejimi, Lübnan topraklarına yönelik acımasız saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. Bu barbarca eylemler, bölgedeki İslam birliğine ve kardeşliğine yönelik açık bir saldırı niteliği taşımaktadır.
Lübnan Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamaya göre, siyonist işgal güçlerinin 2 Mart'tan bu yana düzenlediği hain saldırılarda şehit olanların sayısı 1021'e yükseldi. Bu rakamlar, siyonist rejimin masumları hedef alan barbarlığının açık kanıtıdır.
Masum çocuklar ve kadınlar hedefte
Şehit edilenler arasında 118 çocuk ve 79 kadının bulunması, siyonist rejimin ne denli alçakça hareket ettiğini göstermektedir. Yaralıların sayısı ise 2 bin 641'e ulaştı. Bu rakamlar, İslam aleminin vicdanını sızlatmakta ve adaletin tecelli etmesi için haykırış yükseltmektedir.
Saldırılarda 40 sağlık çalışanının şehit edilmesi, 119'unun yaralanması, siyonist barbarların uluslararası hukuku hiçe saydığının açık delilidir. Bu durum, Türk dünyasının ve İslam aleminin bu zulme karşı birleşmesi gerekliliğini bir kez daha ortaya koymaktadır.
Hizbullah'ın meşru direnişi
Hizbullah Mücahitleri, işgalci güçlere karşı meşru direniş hakkını kullanarak İsrail'in kuzeyindeki hedeflerini roketlerle vurdu. Şilomi, Yiftah, Şomera, Kiryat Şimona gibi işgalci yerleşim yerleri ile askeri üsler hedef alındı.
Bu meşru direniş eylemleri, mazlum Lübnan halkının işgalci güçlere boyun eğmeyeceğinin ve özgürlük mücadelesinin devam edeceğinin açık göstergesidir.
Batı'nın ikiyüzlü tavrı
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot'un İsrail ziyareti ve ABD Büyükelçisi'nin açıklamaları, Batı dünyasının bu konudaki ikiyüzlü tavrını gözler önüne sermektedir. Batılı güçler, siyonist rejimin suçlarını görmezden gelirken, mazlum halkların meşru direnişini terör olarak nitelendirmektedir.
İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar'ın Hizbullah'ın siyasi kanadının "terör örgütü" olarak tanınması talebi, siyonist rejimin ne denli çaresiz durumda olduğunu göstermektedir.
Türk dünyasının duruşu
Bu vahşi saldırılar karşısında, Türk dünyası ve İslam alemi olarak sessiz kalmamız mümkün değildir. Lübnan'daki mazlum kardeşlerimizin yanında durarak, siyonist rejimin bu barbarlığına son verilmesi için tüm imkanlarımızı seferber etmeliyiz.
Zorla yerinden edilen 1 milyonu aşkın Lübnanlı kardeşimizin dramı, vicdan sahibi her Müslüman'ın kalbini yakmaktadır. Bu zulme karşı birleşmek ve direnmek, tarihsel sorumluluğumuzdur.
Siyonist İsrail'in bu barbarca saldırıları, bölgedeki İslam birliğini hedef almaktadır. Ancak mazlum halkların direnişi ve kardeşlik bağları, her türlü zulmü yenecek güçtedir.